“Müzik Ruhun Gıdasıdır”

Müzik,kendini ifade etme becerisini,yaratıcılık zevkin ve estetik duygusunu geliştirir;ses ve dil gelişimi ile bilişsel gelişim ve soyut düşünmeye katkıda bulunur.

Çocukta müzik yeteneği doğuştan başlar.Doğumundan itibaren ses uyarıcısına tepki verir.Anne ve babasının ayak seslerini tanır.Ağlamalarla ve ses tonunu yükseltip alçaltarak mutluluğunu ve mutsuzluğunu ifade eder

Müzik çocukların eğitiminde kullanılan, tüm gelişim alanlarını destekleyen en etkili ve önemli disiplinlerden biridir. Müzik çocuklar ile iletişim kurmada yararlanılabilecek çok etkili bir tekniktir. İletişimde dinleme ve dikkatini yoğunlaştırabilme becerilerinin gelişimi büyük önem taşımaktadır. Bu becerilerin gelişiminde ritmik etkinliklerin çok önemli bir rolü vardır. Müzik eğitimi sayesinde çocuklar ritim tutabilirler, işittikleri sesin ritmine uygun vuruş yapabilirler ya da vücut hareketleriyle işittikleri sesi yorumlayabilirler.

Ünlü alman besteci Carl Orff’un uyguladığı Orff sistemi ise bunlara dikkat, konsantrasyon, bellek ve yaratıcılık gelişimlerini de ekler. Müzik, dil, dans, hareket ve tüm bunların ana noktasında bulunan ritim eğitimidir.

Orff sistemi ile çalıştırılmış çocukların beyin hücrelerinin daha çabuk geliştiği kanıtlanmıştır. Bu sistemde Orff çalgıları denilen müzik aletleri kullanılır.

(Ritim çubukları, zilli def, agogomarakas, kastanyet, davul) aletlerini çocuklar oyuncak olarak algılarlar. Aletler kolayca taşınabilir ve kolay çalınabilirler. Akort gerektirmez ve çocukların kas motor gelişimlerinde yardımcı olur.

Hepimizin bildiği gibi, ruh hastalıklarının tedavisinde de kullanılan müzik, çocuğunda duygusal boşalımını, rahatlamasını sağlayarak, gerginliğini azaltırken, tedavi edici işlevini yerine getirmektedir.

Bu nedenle, çocuğu müziğe özendirmeli, öte yandan da onu, ilgisi doğrultusunda yönlendirmeye çalışmalı ve ilgi duyduğu bir müzik aletini çalması yolunda yüreklendirmelidir.

 


Yukarı Çık ↑