“Oyun Çocuğun Dünyasıdır”

Oyun; çocuğu yetişkin hayata hazırlayan en etkin yoldur.

Çocuğun en önemli eğitim araçları oyuncaklarıdır. Oyun ile insan ilişkileri, yardımlaşma, konuşma, bilgi edinme, deneyim kazanma, psiko-motor gelişimi, duygusal ve sosyal gelişimi etkilediği gibi, zihin ve dil gelişimini de etkiler. Yetişkinler gözüyle oyun, çocuğun eğlenmesi, oyalanması, başlarından savmak için bir uğraş olarak görürler, oysa oyun, çocuk için ciddi bir iştir. Çocuk oynadıkça becerileri artar, yetenekleri gelişir. Çevresini, bilinmeyenleri tanır, kendisi için anlaşılır duruma getirir.

Çocuk oynamalıdır, çocuk kendi yaş gurubundaki arkadaşlarıyla özgürce oynamalıdır, çocuk toprağa basmalıdır, çocuk çiçek ekip, onu sulayıp, onu kendisinin büyütebildiğini görebilmelidir, çocuk mümkün mertebe doğal kumaştan ve ahşaptan bir yaşam alanında oyunlar oynamalıdır, çocuk merakının, sorduğu sorularının, yaramazlıklarının doğru enerjilere kanallarına çekilebildi ortamda büyümelidir. Dur bunu yapma, onu kırma, üstünü kirletme, cıs bu, öcü yer seni… hep kendi çocuğumuzu sınırladığımız kalıplardır. Sınırlamayalım çocuklarımızı, bırakalım onlar ne kadar çizmek istiyorlar çizsinler…

Dışarıdan bakıldığında, anlamsız gibi görünen aktivitelerin, çocuk için ne gibi bir yarar sağlayacağı yetişkinlerde merak uyandırır. Çocuklar sosyal becerileri kendilerine nasıl davranılacağını söyleyen öğretmenlerden çok, yaşıtlarıyla serbest oyun sırasındaki deneyimlerinden edinirler. Yaşıtlarıyla neyin kabul edilir neyin edilemez olduğunu iletişim kurarak öğrenirler.

Örneğin, oyun içinde arkadaşlarına karşı adil olmayı ve sıra beklemeyi öğrenirler. Bu etkinlik içinde olmaktan keyif aldıkları için de herhangi bir olumsuzlukla karşılaştıklarında hayal kırıklığına uğrayıp pes etmezler.

Oyun; içe yönelik motivasyonla ortaya konur; yani oyunun doğuracağı dışsal sonuçlar nedeniyle değil de, oyunun kendisine yönelik ilgi ve motivasyon nedeniyle gerçekleşir.

Çocuk oyunun doğuracağı sonuçlardan ya da başarıyla tamamlanmasından çok, oyunun kendisiyle ilgilidir; diğer bir deyişle sürecin sonuçtan daha önemli olmasıdır.

Mecazi yani “mış gibi” davranışlar içeren oyun çocuğa kendini psikolojik olarak güvenli bir şekilde ifade etme fırsatı sağlar.

Çocuk oyun yoluyla gerçek hayatın kurallarından ve yetişkin dünyasından uzakta kendine özgü bir dünya kurar, kurallarını kendi koyduğu bu dünyada yaşamı üzerinde kontrol duygusunu yaşayabilir.

Çocuk çeşitli nesneleri farklı duyular yoluyla (hissederek, koklayarak, görerek, dokunarak, vb.) deneyler ve bu nesnelere yeni anlamlar yükleyebilir, dolayısıyla yaratıcı düşünce desteklenir. Bu nesne nedir? Ben bununla neler yapabilirim?

Çocuk aktif olarak oyun sürecine dahil olur ve çoğu zaman oyunda kurduğu dünyada duygularını, meraklarını, ihtiyaçlarını ve korkularını; kısaca yetişkinler gibi anlamlandırıp ifade edemediği iç dünyasını ifade edebilir.

Gelişim Çocuk Kulübü; okul öncesi çocukların el becerilerini geliştirecek oyunlar oynayabileceği, ağaçla-toprakla-kuşla barışık olarak yaşama hazırlanabileceği, yaratıcı çalışmalarının yapıldığı bir okul öncesi çocuk kafesidir. Siz çayınızı-kahvenizi yudumlarken çocuğunuz gözünüzün önünde güvenli bir şekilde arkadaşları ile hayatının ilk oyunlarına adımlarını atacaktır.

 


Yukarı Çık ↑